Hipokrat “Bıçak Parası” alır mıydı?

Profesör Doktor Faik Çelik’in kaleme aldığı “İlaç Kokulu Kitap” adlı eserinde, birbirinden ilginç konular yer alıyor…

11 Nis 2026 - 14:00 YAYINLANMA

Hipokrat “Bıçak Parası” alır mıydı?

Prof. Dr. Faik Çelik’in kaleme aldığı “İlaç Kokulu Kitap” adlı eserinde, birbirinden ilginç konular yer alıyor…

Günümüzde; “Bıçak Parası” ile ilgili tartışmalar hararetli bir şekilde devam ederken, Prof. Dr. Çelik, birçoğumuzun merak ettiği bir sorunun cevabını kitabında yanıtlıyor…

Hipokrat “Bıçak Parası” alır mıydı?

İşte, bu sorunun cevabını değerli dost, Faik Çelik’in kaleminden birlikte okuyalım:

“.. Hekimlerin mesleklerini uygularken, yasal ve ahlaki olarak hak ettiklerinden fazla para veya ekonomik getiri sağlama gayretleri, toplumda, “bıçak parası” olarak adlandırılmaktadır…
Bu kavram içinde, ameliyat için ek para isteme (ki bıçak parasına tam uyuyor) hastaneye  yatırılmak için muayenehaneden geçme zorunluluğu, pahada ağır hediye istenmesi veya ima edilmesi gibi geniş bir hareket alanı yer almaktadır…
Bu durumda bir cerrah olarak meslektaşlarıma şu soruyu sorsam; hekimlerin atası sayılan Hipokrat bıçak parası alır mıydı?

Hipokrat’a göre hekim sadece tanı ve tedavi yapan kişi değil, aynı zamanda belirlenmiş ahlaki değerleri de benimsemiş kişi demektir. Her hekim hekimlik değerlerini benimsemelidir. Bu değerler ona göre, erdem, haysiyet, namus, yardımseverlik, merhametli olmak, alçakgönüllülük, sakinlik, irade, sebat ve azim sahibi olmak, bilgi aşkıyla dolu olmak, birbiriyle yardımlaşmak, öğreticilerini anne-baba gibi ‘aziz’ saymak, para peşinde koşmamak, aşırı bedensel ve cinsel zevklerin önüne geçmek, nefsine, duygularına hakim olmak, ekonomik durumu iyi dengelemek, yüksek sesle gülmemek, fiziksel görünüme önem vermek (orta boyda ve hafif kilolu olmak), canlı bir çehreye sahip olmak gibi birçok özelliği içermektedir.

Hipokrat Andı şöyledir:

‘.. Hekimlik hocamı ana babamla bir tutacak, tüm varlığımı onunla paylaşacak ve gerektiğinde yardımına koşacağım, çocuklarını kardeşlerim gibi sevecek, isterlerse hekimliği onlara karşılıksız öğreteceğim. 
Hekimlik kurallarını, oğullarım, hocamın oğulları ve tıp yasasına göre yemin etmiş ve söz vermiş öğrencilerden başka kimseye öğretmeyeceğim.
Hastaların tedavisini, bütün güç ve düşüncemle onların yararına ayarlayacağım, her türlü kötülük ve haksızlıktan kaçınacağım. 
Benden, istense bile, hiç kimseye zehir vermeyeceğim ya da böyle bir telkinde bulunmayacağım; aynı biçimde hiçbir kadına çocuk düşürten bir alet vermeyeecğim. Yaşamımı namus ve dürüstlük içinde geçirecek, mesleğimi bu yönde uygulayacağım.
Taş sancısı çekseler bile, hiç kimseye mesane ameliyatı yapmayacak, bunu söz konusu işle uğraşanlara bırakacağım.
Girdiğim her eve yalnızca hastaların yararı için gireceğim; bile bile yapılan ve bozucu nitelikte olan her türlü kötülük ve ahlaksızlıktan uzak duracağım; özellikle, özgür olsun köle olsun, kadınları ve erkek çocukları aldatmaktan kaçınacağım.
Mesleğimi yerine getirirken veya başka zamanlarda, toplum arasında gördüğüm ve işittiğim, gizli kalması gereken konularda ağzımı sıkı tutacak ve bunları sır olarak saklayacağım. 
Bu yemini hiç bozmadan yerine getirebilirsem, yaşamımı ve mesleğimi mutluluk içinde geçireyim, insanlardan her zaman saygı göreyim; eğer yeminimi bozar ve yerine getirmezsem, bütün bunların tersi olsun.”

Görüldüğü gibi Hipokrat Andı’nda hastaya saygı ve özen gösterme, sır saklama, ötanaziye karşı çıkma, uzmanlık dalına hürmet önemle vurgulanmaktadır. Buna karşın erkek egemen bir söylem, hocalar ile onların yakınlarına yönelik özel çıkar grubu oluşturmayı ima eden yaklaşımlar dikkati çekmektedir...

Parasal konulara girilmemiştir. Halbuki Hipokrat’tan daha eski olan Mısır’da, 3. Hanedanlık dönemine ait bir devlet adamı ve hekim olan İmhotep’in buyrukları arasında ‘Hastanın ödeme gücünün üstünde para istenmeyeceği’ yer almaktadır…
Aslında İmhotep olsun, Hipokrat olsun veya daha eskilere ait Çin kaynakları veya Hipokrat’tan çok sonra ortaya çıkan İslam tıbbına ait yazılı veya sözlü kurallar olsun, hepsinin işaret ettiği ortak nokta hasta haklarıdır..”
 
Görüldüğü gibi, Prof. Dr. Faik Çelik, Hipokrat`ın bıçak parası almadığını önemle vurguluyor...
 
Hekimlerimiz, ülkenin dört bir yanında, gecesini gündüzüne katarak büyük bir özveriyle görevlerini yerine getirmektedirler...
 
Küçük bir azınlığın yaptığı bu çirkin davranışı, tüm grup mensuplarına mal etmenin büyük bir haksızlık olacağını belirtmek isterim...
İşte, Faik Hoca da, kitabında bu noktaya dikkat çekiyor!

YORUMLAR

Maksimum karakter sayısına ulaştınız.

Kalan karakter: