Bir profesörün acı itirafı!
Yapılan en son araştırmalar, vücudumuzdaki damarların çok önemli bir organ olduğunu ortaya koyuyor…
Bir profesörün acı itirafı!
Yapılan en son araştırmalar, vücudumuzdaki damarların çok önemli bir organ olduğunu ortaya koyuyor…
Damarlarımızı korursak birçok hastalığın önüne geçerek, sağlıklı bir hayat yaşayabiliriz. Uzun sözün kısası damarlarımız hayati organlarımızdan…
Peki tartıldığında 1.5 kilo, açıldığında ise 800 metrekarelik bir yüzeye sahip olan damarlarımızın baş düşmanlarını biliyor musunuz? Hemen açıklayayım: Sigara, yüksek tansiyon, şeker hastalığı ve aşırı kilolar.
Organların canlılığını ve tüm fonksiyonlarının sağlıklı bir şekilde devam edebilmesi için onları besleyen kan akımının düzgün ve sürekli olması gerekiyor…
Bu nedenle damarlardaki en ufak tıkanıklıklar bile ciddi sorunlara yol açabilir. Yüksek tansiyon, kolesterol yüksekliği ve şeker hastalığı en önemli risk faktörleridir. İşte bu risk faktörleri zamanla hastada organ hasarına neden oluyor. Organ hasarının ilerlemesi son derece tehlikeli bir durum…
Önemli olan organ hasarı gelişmeden hastaya müdahale edebilmek ve tedavisini düzenleyebilmektir. Ama ne acıdır ki birçok kişi alması gereken ilaçlarını keserek, tedavisini yarım bırakıyor.
“Ailem de ilaçlarını bıraktı”
Şimdi gelelim bir profesörün acı itirafına… Bakın bu konuda İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi İç Hastalıkları Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Kerim Güler ne diyor: “Maalesef basından çok izliyoruz… Hastalar ‘yanlış mesajlarla’ almaları gereken ilaçlarını kesiyorlar.
Bunların sonuçlarını acı bir şekilde göreceğiz. Hastanın risk faktörü var, bütün dünya bu hastalara ilaç verilmesini önerirken, bizim hastalarımız maalesef yanlış yayınlarla aldatılıyor.
Benim ailemde bile bana rağmen alınması gereken ilaçlar kesilmiş durumda. Ama yakın zamanda bu kesilmenin yan etkileri ortaya çıkmaya başlayacak. Burası son derece önemli konu, kullanma ihtiyacı varsa bu ilaçların mutlaka kullanılması gerekir. Toplumumuzun sağlığı çok ciddi boyutlara doğru yol almaktadır.”
Bence bu itiraf, binlerce bilim adamına rağmen, halkımıza hastalıkların sadece bitkilerle tedavi edildiği algısını yerleştiren profesör unvanlı bazı kişilerin bu alanda ne kadar güçlü olduğunu açıkça ortaya koyuyor!
SÖZCÜ/27 OCAK 2014