Şeker hastalığı durdurulamıyor
Kalp, böbrek, tansiyon ve şeker hastalığı gibi kronik yani ömür boyu devam eden ve ilaçlarla kontrol altına alınmaya çalışılan hastalıklardaki artış korkutucu boyutlara ulaşmış durumda…
Şeker hastalığı durdurulamıyor
Kalp, böbrek, tansiyon ve şeker hastalığı gibi kronik yani ömür boyu devam eden ve ilaçlarla kontrol altına alınmaya çalışılan hastalıklardaki artış korkutucu boyutlara ulaşmış durumda…
1990 yılında şeker hastası sayısı 1 milyon iken bu sayı kayıt altına alınmayanlarla birlikte bugün 12 milyona çıkmış durumda…
Yine resmi verilere göre, 5 milyon 217 bin insanımız diyabet (şeker hastalığı) tedavisi görüyor. Her yıl 680 bin yeni diyabet hastamız oluyor.
Diyabet yani şeker hastalığı durdurulamıyor. Tam gaz ilerliyor.
Dikkatinizi çekmek isterim…
Türkiye Diyabet Vakfı, Türkiye’deki diyabetin, yani şeker hastalığının Dünya’dan iki kat, Avrupa’dan ise dört kat daha hızlı arttığını açıklıyor. Diyabetteki artış hızı, adeta freni patlamış bir kamyon gibi durdurulamıyor…
Resmi verilere göre, 5 milyon 217 bin insanımız diyabet (şeker hastalığı) tedavisi görüyor ama hastalığının farkında olmadan yaşayanlarla birlikte bu sayının 12 milyona çıktığı tahmin ediliyor.
Bu ülke olarak yandığımızın resmidir. Resmen bir milli felaketle karşı karşıyayız.
Eğer radikal önlemler alınmazsa yakın bir gelecekte askere alacak sağlam insan kalmayacak.
Diyabet (şeker) tek bir hastalık değildir. Diyabetle birlikte insanın yakasına birçok hastalık yapışıyor…
Her 2 diyabet hastasından 1’i kalp-damar hastalıklarından dolayı hayatını kaybediyor. Her 2 diyabet hastasından 1’inde nöropati yani sinir sistemlerinde hasar görülüyor.
Diyabet, son aşamaya gelmiş böbrek yetersizliği vakalarının yüzde 50’sinden sorumlu. Diyabet hastalarında normal hastalara göre 15 kat daha fazla ampütasyon yani uzuv kaybı yaşanıyor.
Ciddi diyabetik retinopati (görme kaybı) gelişen hastaların yüzde 50’si tanıyı takip eden 5 yıl içinde kör olabiliyor. Diyabet hastalarının ölüm riski diyabet hastası olmayanlara göre 2 kat daha fazla.
İşte diyabet böylesine önemli bir hastalık. Hastalık durdurulamıyor. İlaçlarla kontrol altına alınmaya çalışılıyor.
Diyabet, beraberinde birkaç hastalığı da neden olduğundan, bu hastalığa yakalananlar hem diyabetle hem de başka hastalıklarla mücadele etmek zorunda kalıyor.
Bir de bu hastalıkların Sosyal Güvenlik Kurumu’na maliyeti var tabii…
Diyabet ve diyabetle ilişkili hastalıkların Sosyal Güvenlik Kurumu’na maliyeti 10 milyar liradır.
Diyabetle ilişkili hastalıklar ve komplikasyonların maliyetlerinin dağılımı incelendiğinde, yüzde 28’nin kalp ve damar hastalıklarına, yüzde 16’sının diyabetik ayak, yüzde 9’nun sinir sistemi hastalıklarına, yüzde 5’nin göz hastalıklarına, yüzde 12’sinin böbrek ve yüzde 30’nun diğer hastalıklara harcandığı ortaya çıkmaktadır.
Diyabete ve diyabete neden olan hastalıkların tedavisinin yıllık maliyeti 25 milyar lirayı buluyor…
Bu parayla neler yapılmaz ki!
Yollar, köprüler, metrolar…
Depreme dayanıklı binalar.
Öğrenci yurtları…
Enflasyon altında maaşları eriyen işçilerimize, memurlarımıza iyi bir yüzdeli zam…
Daha neler neler.