Reflü hastalığına ‘Stretta Yöntemi"

Reflü hastalığının toplumumuzda görülme oranı oldukça yüksektir. Her beş kişiden birinde görülen reflünün en başlıca belirtisi, mideden ağıza gelen acı sudur...

20 Nis 2026 - 13:31 YAYINLANMA
Reflü hastalığına ‘Stretta Yöntemi"

Reflü hastalığına ‘Stretta Yöntemi"

Reflü hastalığının toplumumuzda görülme oranı oldukça yüksektir. Her beş kişiden birinde görülen reflünün en başlıca belirtisi, mideden ağıza gelen acı sudur...

Göğüs kafesi arkasında yanma, ses kısıklığı gibi belirtileri de bulunan ve insanı oldukça rahatsız eden bu hastalık, tedavi edilmediği takdirde, kanser riski taşımaktadır...

Uzmanlar, bu hastalığın tedavisinin hastaya genel anestezi verilmeden ve neşter kullanılmadan da yapıldığına dikkat çekiyor...
Radyofrekans dalgaları ile yapılan bu yeni tedavi yöntemine ‘Stretta’ deniyor...
Toplumumuzu yakından ilgilendiren Reflü hastalığını ve tedavi yöntemleri, hakkında Gastroenteroloji Uzmanı Prof. Dr. Cengiz Pata şu bilgileri verdi. Birlikte okuyalım:

Mide asidi akciğerlere zarar veriyor

“Mide ve yemek borusu (ozofagus) birleşimin de kas yapısının özelleşmesi ve diafragma kasının etkileşimi ile adeta kapakçık benzeri  fonksiyonel bir yapı oluşmuştur...
Bu kapakçık sayesinde mide asidi ve yediğimiz gıdalar  yemek borusuna tekrar dönmez. Mide içeriğinin yemek borusuna doğru geriye kaçmasına reflü, reflü ye bağlı oraya çıkan hastalığa ise Gastroozofagial Reflü Hastalığı (GÖRH) diyoruz...
Geri kaçan mide asidi yemek borusun da, gırtlak da, akciğerler de, ağız  ve dişler de çeşitli hastalıklara neden olabilmektedir...
Hastalarımız bize genellikle; mide  de yanma, bu yanmanın göğüsden yukarı doğru hissedilmesi, ağıza acı su gelmesi,  yutma güçlüğü, kuru öksürük, ses kısıklığı gibi şikayetlerle gelmektedirler...

Tedavi edilmesi gerekiyor...

Yemek borusunun alt uçunda ki kapakçığın fonksiyonunu, mide asidine bağlı yemek borusunda oluşan doku değişikliklerini değerlendirmek ve biyopsi almak için ilk yaptığımız tetkik gastroskopi yöntemidir...
Gastroskopik inceleme sonunda, hastaya vereceğimiz tedavi süresini,  ve hangi sıklıkla izlememiz gerektiğini belirliyoruz...
Hastalarımıza, reflü hastalığının, tedavi edilmediği takdirde kansere yol açan tehlikeli bir hastalık olduğunu anlatıyoruz.  Bu nokta da,  biz hekimlere önemli görev düşüyor. Toplumumuzu yeterince bilgilendirmemiz gerekiyor...
Reflü hastalığı, zaman içerisinde doku değişikliklerine ve kanser oluşumuna yol açma potansiyeli olan bir hastalıktır. Ancak bu değişim,  uzun yıllar sonrasında meydana geliyor. Bu durum, yani kanser gelişiminin öncül lezyonu olan ‘Barret Ozofajitinin’ varlığını ancak, deneyimli bir gastroenterolog ortaya çıkarabilir...

Doğru teşhis tedaviyi kolaylaştırıyor

Barret ozofajiti, tespit edildiğinde tedavi ile düzelebilecek bir hastalıktır. Bu yüzden Barret ozafajiti teşhisi koyduğumuz hastalarımızı, dokuda ki lezyonun derecesine göre 3 ay ile 3 yıl arasında değişen sıklıklarla endoskopik kontrollerle izliyoruz...
Hastalarımız, Reflüden değil, yanlış konulan teşhisten, uygun tedavi edilememekten ve doğru izlenememekten korkmaları gerekir.Tedavi de öncelikle bir takım önerilerle, hastalarımızın yaşam tarzlarını düzenlemeye çalışıyoruz...
Bu öneriler; gece yatmadan 2 saat önce beslenmenin kesilmesi, öğünler de midenin az doldurulması, geceleri yüksek yastıkla yatılması, dar giyeceklerden kaçınılması gibi basit önlemlerdir...
Aynı zaman da ilaç tedavisine başlıyoruz.  Şu husus unutulmamalıdır. İlaç tedavisi ile yemek borusu alt ucundaki kapakçık hasarını tedavi edemiyoruz. İlaçla, bu mümkün değildir. Hastanın yaşı ve kapakçık da ki açıklığın büyüklüğü uygulayacağımız tedavi seçiminde önemli kriterlerdir...

"Stretta Yöntemi" nasıl uygulanıyor?

'Stretta Yöntemi' ile Reflü hastalığını cerrahi bir girişime gerek olmadan 'radyofrekans' yardımı ile 30 dakikada tedavi edebiliyoruz...
 Stretta yöntemde, genel anestezi uygulamıyoruz. Operasyon öncesinde hastayı, sakinleştirici ve rahatlatıcı ilaçla uyutuyoruz. Endoskopi yardımıyla ağızdan midenin geniş bölümüne, katater ile giriyoruz...
Aletin ucunda dışarıdan şişirilen bir balon ve dört iğne bulunmaktadır. Midede şişirilen balonun etrafındaki iğnelerle, mide kaslarına radyofrekans dalgaları veriyoruz. Midedeki gevşek kısım bu yöntem sayesinde kapanıyor. İşlem sırasında ve tedaviden sonra hasta herhangi bir ağrı hissetmiyor. Operasyon sonrası, balonu indirerek hastanın midesinden çıkarıyoruz."

 

YORUMLAR

Maksimum karakter sayısına ulaştınız.

Kalan karakter: